İnsanlar düşüncelerini görsel yollarla ifade etmeye doğal bir eğilim gösterirler. Bir kavramı ya da süreci başkalarına açıklamaya çalışırken kâğıt ve kaleme başvurup “Bak, sana göstereyim” dememiz bu eğilimin günlük yaşamdaki yansımalarından biridir. Bazı durumlarda açıklanmak istenen konu zaten görsel bir niteliğe sahiptir; basit bir makinenin şeması ya da bir bahçe taslağı buna örnek gösterilebilir. Bununla birlikte, görsel olmayan fikirler de çeşitli görsel araçlar yardımıyla temsil edilebilir. Bir sürecin işleyişini gösteren akış şemaları ya da kavramlar arasındaki ilişkileri ortaya koyan kavram haritaları bu tür araçlar arasında yer almaktadır.
Kavram haritası, bilginin görsel olarak düzenlenmesini sağlayan bir grafik organizatör olarak tanımlanabilir. Zihin haritası ya da örümcek haritası gibi farklı isimlerle anılsa da temel işleyiş mantığı benzerdir. Bu yapıda temel kavramlar kutu ya da baloncuklar içinde gösterilir ve aralarındaki ilişkiler çizgiler veya oklar aracılığıyla ifade edilir. Basit yapıları, herhangi bir ileri teknoloji gerektirmemeleri ve kısa sürede hazırlanabilmeleri nedeniyle kavram haritaları öğretim süreçlerinde sıklıkla tercih edilmektedir. Ancak bu araçların asıl önemi, öğrenme üzerindeki güçlü etkilerinden kaynaklanmaktadır.
Kavram haritalarının öğrenmeyi destekleyici etkisi bilişsel bilim alanındaki araştırmalar tarafından da ortaya konulmuştur. Kavram haritalama üzerine çalışmalar yürüten bilişsel bilimci Kripa Sundar, bu yöntemin öğrenme açısından son derece yoğun ve çok yönlü bir strateji olduğunu belirtmektedir. Çeşitli meta-analizler, kavram haritalarının öğrenme üzerindeki etkisinin ders anlatımı, sınıf tartışmaları ya da metin özetleri gibi geleneksel yöntemlerden daha güçlü olabileceğini göstermektedir.
Sundar’a göre kavram haritalarının etkililiği, bellek oluşum sürecinin üç temel bileşenini aynı anda harekete geçirmesinden kaynaklanmaktadır. İlk olarak, öğrenciler kavramlar arasındaki ilişkileri açıklarken ayrıntılandırma sürecine girerler ve bu durum bilgilerin daha etkili biçimde kodlanmasını sağlar. İkinci olarak, kavramların belirli bir yapı içerisinde organize edilmesi öğrencilerin zihinsel şemalarını güçlendirerek bilgilerin uzun süreli bellekte depolanmasını kolaylaştırır. Son olarak, öğrenciler kavramları ve bunlar arasındaki ilişkileri kendileri oluşturduklarında geri getirme uygulaması gerçekleştirmiş olurlar. Böylece öğrenme süreci yalnızca bilgiyi alma değil, bilgiyi aktif biçimde yeniden yapılandırma ve hatırlama etkinliğine dönüşür.
Kavram haritalarının etkili kullanılabilmesi için öncelikle kullanım amacının açık biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Bu haritalar bireysel çalışmalar, grup etkinlikleri, not alma süreçleri ya da değerlendirme amaçları doğrultusunda kullanılabilir. Kullanım amacı, haritanın kapsamını ve yapısını doğrudan etkilediğinden öğretmenin öncelikle bu soruya yanıt vermesi önem taşımaktadır. Bunun yanında, kavram haritalarının belirli bir rehber soru etrafında oluşturulması önerilmektedir. Rehber soru, haritanın kapsamını sınırlandırarak öğrencilerin dikkatlerini temel kavramlar üzerinde yoğunlaştırmalarına yardımcı olur. Aynı konu farklı sorular temelinde ele alındığında ortaya çıkan kavram haritalarının kapsamı ve karmaşıklığı da önemli ölçüde değişebilmektedir.
Kavram haritalarının güçlü öğrenme araçlarına dönüşmesini sağlayan unsurlardan biri de kavramlar arasındaki ilişkilerin yalnızca çizgilerle değil, bağlantı sözcükleriyle de ifade edilmesidir. Örneğin bir kavramın diğerini etkilediği, neden olduğu ya da artırdığı gibi ilişkiler açık biçimde belirtildiğinde öğrenciler yalnızca kavramları değil, bu kavramlar arasındaki anlamlı bağlantıları da düşünmek zorunda kalmaktadır. Bu durum daha derin ve kalıcı öğrenmenin gerçekleşmesine katkı sağlamaktadır.
Sınıf ortamında kavram haritaları farklı amaçlarla kullanılabilmektedir. Öğretmen tarafından hazırlanan uzman haritaları, öğrencilerin bir ünitenin genel yapısını ve temel kavramlarını bütüncül biçimde görmelerine olanak tanır. Bu haritalar öğrencilerin öğrenme sürecinde başvurabilecekleri görsel rehberler olarak işlev görmektedir. Bununla birlikte, öğrencilere başlangıç aşamasında aşırı miktarda bilgi sunulması kavramsal yüklenmeye neden olabileceğinden, haritaların aşamalı biçimde geliştirilmesi daha uygun görülmektedir.
Kavram haritaları aynı zamanda etkili bir not alma aracı olarak da kullanılabilir. Geleneksel not alma yöntemlerinde öğrenciler uzun açıklamalar yazma eğilimindeyken, kavram haritaları bilgilerin daha özlü ve ilişkisel biçimde organize edilmesini sağlamaktadır. Bu durum hem öğrenme sürecini kolaylaştırmakta hem de öğrencilerin konular arasındaki bağlantıları daha net biçimde görmelerine yardımcı olmaktadır.
Son olarak kavram haritaları biçimlendirici değerlendirme amacıyla da kullanılabilmektedir. Öğrencilerden eksik bırakılmış bir kavram haritasını tamamlamalarının istenmesi, onların konuya ilişkin bilgi düzeyleri ve kavramsal ilişkileri anlama dereceleri hakkında öğretmene önemli bilgiler sunmaktadır. Böylece öğretmenler öğrencilerin güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini daha etkili biçimde belirleyebilmektedir.
Genel olarak değerlendirildiğinde kavram haritaları, bilgiyi görselleştiren, kavramlar arasındaki ilişkileri ortaya çıkaran ve öğrencilerin aktif bilişsel süreçlere katılımını destekleyen güçlü öğretim araçlarıdır. Bilişsel bilim araştırmalarıyla desteklenen bu yöntem, hem öğrenmeyi derinleştirmesi hem de bilgilerin kalıcılığını artırması nedeniyle eğitim ortamlarında etkili biçimde kullanılabilecek stratejiler arasında yer almaktadır.
Jennifer Gonzalez
Orijinal Kaynak