Kanıta Dayalı Uygulamalar Nelerdir?

Cook, Smith ve Tankersley (2012), kanıta dayalı uygulamaları (KDU), öğrencilerin çıktılarında anlamlı iyileşme sağladığı yüksek nitelikli araştırmalarla gösterilmiş uygulamalar olarak tanımlamaktadır. Basitçe ifade etmek gerekirse, kanıta dayalı uygulamalar; öğrenciler üzerinde olumlu etkileri olduğu görülen, güçlü ve yüksek kaliteli bir kanıt temeline dayanan uygulamalardır.

Kanıta dayalı uygulamaları şöyle düşünebilirsiniz: Doktorunuza gittiğinizi ve yüksek tansiyonunuz hakkında onunla konuştuğunuzu düşünün. Doktor, yüksek tansiyonunuzu tedavi etmek için size bir ilaç yazar. Doktorun verdiği bu ilaç; titiz araştırmalardan, klinik deneylerden ve FDA onay sürecinden geçmiştir. Bu tansiyon ilacının, tansiyonunuzu sağlıklı bir düzeye düşürmede olumlu bir etki yaratma olasılığı oldukça yüksektir. Doktor, bu araştırmalardan haberdardır ve sahip olduğu bilgiyi kullanarak ihtiyaçlarınıza en uygun ilacı reçete eder. Doktorun araştırmaları ve ilacın tansiyon üzerindeki etkilerini bilmesi, tansiyonunuzu düşürecek bir tedavi bulma sürecindeki tahmin ve deneme yanılmayı ortadan kaldırır.

Eğitimde kanıta dayalı uygulamalar da aynı mantığa dayanır. Bu uygulamalar; titiz, yüksek standartlara sahip araştırmalarla desteklenir, olumlu sonuçlarla tekrar edilerek doğrulanır ve öğrencilerin çıktıları üzerindeki etkileriyle temellendirilir. Kanıta dayalı uygulamalar, öğretimde tahmine dayalı hareket etmeyi azaltır; öğrenci performansını artıran belirli yaklaşımlar ve programlar sunar. Öğretimde, öğrencinizin öğrenmesine yardımcı olacak bir yol bulamadığınızda hayal kırıklığı yaşanabilir. Bir yöntem denersiniz, sonra başka bir yöntem, ardından bir başkası; fakat bunlar öğrenciniz için olumlu sonuçlar doğurmayabilir. Kanıta dayalı uygulamaların öğrencilerin performansı üzerinde kanıtlanmış etkileri vardır ve etkili bir uygulamayı bulma ve uygulama sürecini daha az zorlayıcı hâle getirebilir.

Eğitim çevrelerinde en sık kullanılan terimlerden biri “en iyi uygulama” ifadesidir. Ancak “en iyi uygulama” oldukça belirsiz bir kavramdır. Bu ifade, bir reklamda gördüğünüz herhangi bir şeyden, aslında etkili olmayan fakat birilerinin çok sevdiği için “en iyi uygulama” hâline gelen bir yönteme kadar pek çok şeyi kapsayabilir. En iyi uygulamalar, kişisel deneyimler, görüşler ya da “bilim tarafından desteklendiği” iddiası nedeniyle doğası gereği yanlı olabilir.

Öğretmenlerin kişisel bloglarında, Teachers Pay Teachers’ta ya da Pinterest’te gördüğünüz materyalleri düşünün. Bunlar sevimli görünebilir ve sınıfınızda işe yarayacakmış gibi durabilir; ancak bu uygulamaların ya da materyallerin hiçbiri bilimsel araştırmalarla desteklenmiş olmayabilir. Mesleki yaşamınız boyunca kaç tane öğretim programı, ek materyal ya da “en iyi uygulama” ile karşılaştığınızı düşünün. Örneğin iki yıl boyunca bir okuma seti kullanırsınız; çocukların okuma becerilerine katkı sağlamadığını görürsünüz ve ardından bir sonraki “en iyi şeye” geçersiniz.

Eğitimde programlar ve yaklaşımlar etrafında oluşan abartılı ilgi çoğu zaman bilimsel kanıtlara değil, popülerliğe dayanır. Eğitim alanındaki büyük isimler yeni bir okuma yaklaşımı ortaya koyar ve bunun çocuklara okumayı öğretmenin en doğru yolu olduğunu iddia eder. Ancak bu iddia araştırmalarla desteklenmemiş olabilir. Bu tür iddialar çoğu zaman, söz konusu kişi ya da kurumların “alanın büyüklerinden biri” olarak görülmesine veya güvenilir kabul edilen şirketlerden biri olmasına dayanır.

Eğitim dünyasında dolaşımda olan bir başka terim de “etkili uygulama” ifadesidir. “En iyi uygulama” kavramında olduğu gibi, etkili uygulamalar da araştırmalarla destekleniyor olabilir; ancak bu araştırmalar yüksek nitelikli olmayabilir. Yanlış pozitif sonuçlar, sınırlı sayıda çalışma ya da küçük veya olumsuz etki büyüklükleri, bu uygulamaların kanıta dayalı olarak adlandırılmasını engelleyebilir.

Etkili uygulamaları şöyle düşünebilirsiniz: Başınız ağrıyor ve bunu geçirmek istiyorsunuz. Bir yerlerden nane yağının baş ağrısını gidermeye yardımcı olabileceğini duydunuz. Nane yağını deniyorsunuz ve baş ağrınız biraz hafifliyor; ancak sonraki üç kullanımınızda hiçbir işe yaramıyor. Bir sonraki baş ağrınızı ağrı kesici bir ilaçla tedavi ediyorsunuz ve bu yöntem işe yarıyor. Nane yağı, baş ağrısını gidermede etkili bir tedavi gibi görünebilir; ancak bu onun kanıta dayalı olduğu anlamına gelmez. Nane yağını destekleyen yüksek kaliteli araştırmalar, klinik deneyler ya da etkililiğini kanıtlayan randomize kontrollü çalışmalar yoktur. Onun etkililiği daha çok onu satan şirketler, sosyal medya, bütüncül tıp yaklaşımları ve tanıdığınız kişilerin deneyimleri aracılığıyla doğrulanmaktadır.

Kanıta dayalı uygulamaların (KDU) kullanılması, özellikle özel eğitim öğrencileri söz konusu olduğunda, onların öğrenme çıktılarının geliştirilmesinde kritik bir özelliktir. Öğretmenler, alan bilgisi uzmanı olarak sahip oldukları mesleki uzmanlığı; açık öğretim, araştırmalarla desteklenen uygulamalar ve programlarla birleştirdiklerinde, bir çocuğun akademik olarak gelişme olasılığı büyük ölçüde artar.

Bu bölümde, yüksek nitelikli bir araştırma çalışmasının nasıl göründüğünü; araştırma deseni, etki düzeyi ve etki büyüklüklerinin kanıta dayalı uygulamalarla nasıl ilişkili olduğunu daha ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz. Ayrıca sınıfta kanıta dayalı bir uygulamanın seçilmesi ve uygulanması için kaynaklar ve bilgiler sunacağız.

Kaynakça:

Cook, B. G. ve Cook, S. C. (2011). Özel eğitimde kanıta dayalı uygulamaları çözümlemek. Journal of Special Education, 47, 71–82.

Cook, B. G., Smith, G. J. ve Tankersley, M. (2011). Eğitimde kanıta dayalı uygulamalar. K. R. Harris, S. Graham ve T. Urdan (Ed.), APA eğitim psikolojisi el kitabı içinde (Cilt 1, s. 495–528). Washington, DC: American Psychological Association.

Cook, B. G., Tankersley, M., Cook, L. ve Landrum, T. J. (2008). Özel eğitimde kanıta dayalı uygulamalar: Bazı pratik değerlendirmeler. Intervention in School & Clinic, 44, 69–75.

Cook, B. G., Tankersley, M. ve Landrum, T. J. (Ed.). (2009). Okuma, matematik, yazma ve davranış için kanıta dayalı uygulamalar [Özel sayı]. Exceptional Children, 75.

Kretlow, A. G. ve Blatz, S. L. (2011). Öğretmenler için kanıta dayalı uygulamanın ABC’si. TEACHING Exceptional Children, 43(5), 8–19.

Torres, C., Farley, C. ve Cook, B. G. (Basım aşamasında). Özel eğitimciler için kanıta dayalı uygulamaları başarılı biçimde uygulama rehberi. TEACHING Exceptional Children, 45, 64–73.

 

Orijinal Kaynak